9 EKİM 2022 ŞİRONİK KOÇ DOLUNAYI

 





Ankara koordinatlarına göre 22 derece Yengeç burcu yükselirken 16 derece Koç burcunda Chiron'un eşlik ettiği bir Dolunay gerçekleşecek.

Mundane astrolojide Yengeç burcu vatan toprakları ve ülke bütünlüğü, yeraltı kaynakları, doğal rezervler, kapalı göller ve bataklıklar, ülkenin hava durumu, tarlalar ve seralar, evler, aile yapısı, yaşam koşulları, kadınların genel durumu, bir ülkenin geçmişi, tarihi, toplumsal bilinçaltı, toplumu, ve toplumsal korkuları ile alakalıdır. 

22 derece Yengeç burcunda Sabit yıldız Pollux bulunmaktadır. Pollux Mars'ın doğasındadır (şiddetli ölüm, aptallık veya gururun nihai yıkımı) İnce, kurnaz, ruhlu, cesur, gözüpek, zalim ve aceleci bir doğa, boks sevgisi, ağırbaşlı kötü niyet verir ve zehirler ile bağlantılıdır. İkizlerden ölümsüz olan ve bokstaki becerisiyle ünlü Pollux'u temsil ediyor. Bazen Herkül olarak adlandırılır ve sembolik olarak Kalpsiz Bir Yargıç olarak adlandırılır.

16 derece Koç burcu ise Sabit yıldız Alpheratz etkisi altındadır. Alpheratz; bağımsızlık, özgürlük, sevgi, zenginlik, onur ve keskin bir zeka verir. Ptolemy'ye göre Jüpiter ve Venüs'ün doğasındadır  Alvidas bunlara Mars'ı da ekler. 

Alpheratz ın karşısında bulunan ve Dolunay'da Güneş'in kavuşum yaptığı sabit yıldız ise Seginustur. Seginus Merkür ve Satürn'ün (ince, çalışkan, keskin ve derin bir zihin, genellikle utanmaz yalancı, gizli veya ciddi konularla ilgilenen) doğasına sahiptir. İnce bir zihin, utanmazlık ve arkadaşlar ve şirketler aracılığıyla kayıp verir.

Ankara lokasyonuna göre Dolunay 4-10 aksında gerçekleşmektedir.

Mundane astrolojide 10. ev iktidar partisi, otorite konumunda olan yaptırım gücü olan herkes (komutanlar, yargıçlar gibi), bir ülkede lider konumundaki kişiler, ihracat geliri, ülkenin prestiji ile ilgilidir.

Koç Terazi burçlarının en genel tanımı ise ADALETtir. Adalet sağlamanın iki yönünü ifade eder. Koç enerjisinde hızlıca alınan kararlarla beraber sorgulamadan, herkesi yargılayan, tek karar mercii olmak yatarken Terazi enerjisinde herkese eşit ve adil verilecek hükümlerle adalet sağlama prensibi vardır. 

Dolayısıyla yukarıdaki tüm açıklamaların ortak paydasında halk, topluluklar, ülkenin bütünlüğü konularında ülke yönetici ve yetkililerin duyuracağı kararlar ve atılacak adımların görünür olması bu dolunayın ana konusudur diyebiliriz.

Chiron, Saturn ve Uranüs arasındadır ve zaman zaman her iki gezegeninde yörüngesini kesmektedir. Saturn klasik olan, sistemin kendisi ve dayanıklılığı temsil ederken Uranüs modern olan, bireyselden çok kolektife etki eden, değiştiren ve dönüştüren yapıları temsil eder. Dolayısıyla Chiron Saturn yani dünya ile Uranüs yani üst akıl arasındaki ANAHTARdır. 

Bu dolunayın bir anahtar niteliğini vurgulaması hem Chiron'un dolunaya etki etmesi hem de son kez Saturn Uranüs karesinin partil açı yapmasıyla oldukça önemli bir etkiye sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Ve aynı zamanda bu dolunay toplulukları temsil eden ve yaşamda öğrenilmesi gereken durumları burçsal olarak işaret eden ay düğümlerine 150 derecelik açı yapmaları da Uranüsyen yani aniden gelişecek, öngörülemez olay ve durumları  da işaret ediyor. 

Bu öngörülemez olay ve durumların ülkemiz yöneticileri, halkı, vatanın bütünlüğü, kaynakları konularında alınan yaraların sarılması için atılan adımların ortaya çıkması ve eskiye dair konulmuş kural, yasa, kanun gibi kemikleşmiş yapıların değişip dönüşmesi için yapılacak revizyonları bu dolunayın etkisiyle öğreneceğiz.

Dolunay'ın dispoziörü İkizler Mars'ı Güneş ve Saturn ile uyumlu açıdayken kendi dispositörü Başak Merkürü ile uyumsuz bir görünüm içerisindedir. Bu durumda kemikleşmiş sistemin yapılandırılması için alınacak kararların eyleme dökülmesi rahatlıkla gerçekleşirken, duyurulması, iletilmesi, bunların yayılması konusunda zorlukların olacağını söyleyebiliriz. 

Dolunay'ın dispositörü İkizler Mars'ının hızının yavaşlamış olması bu kararların eyleme dökülmesinin yavaş olacağını da göstermekte. 

Yara varsa şifa da var diyor gökyüzü ve bu yara kolektif bir etkiye sahip olduğu için süreçte yaranın bandajını değiştirirken o yarayı yeniden kanatma riski çok yüksektir. Her acı yarayı daha da hatırlatır, yaranın yerini ve oluş şeklini ne kadar üzerinden zaman geçse de o ana götürür ve ilk yaralanma varlığını hep hissettirir. 

Yaralarımızın sarılması, yaralarımızın hatırlatılmasıyla gerçekleşeceği için bu süreç pekte kolay olmasa gerek. Unutmayalım ki o yara geçse de izi hep orada kalacak.

İzlerin bıraktığı hislerin şifalanması dileğimle,

Nuray Kurtuluş





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÖNGÖRÜM YÖNTEMLERİNDEN ASC PROFEKSİYON - VALENS ÇALIŞMASI

2022 TUTULMA TAKVİMİ